|
|
Balançina
(20/02/2007)
Neden
şimdiye kadar yazmamışım bilemiyorum. Bende balançina yok. Bumbanın
havuzluğa yatırılmaması için bir çözüm lazımdı. Direği geri bükmek için
kullandığım kıçıstralya sapanının norsmeninden bir halat donatarak çözmüştüm
(çözdüğümü sanmıştım). Ana yelkeni basmak için havuzlukta küpeşteye
tırmanmak gerekiyordu ve dalgalı denizde bunun hiç kolay bir iş olmadığını,
ilk mutedil rüzgarda ana yelkeni basamayarak öğrendim. Sonra yelken
basacaksam koydan/demir yerinden ayrılmadan önce halatı çözmeye başladım.
Ancak bu çözüm ancak 5 ay dayandı. 6mm spectra halat bumbanın
hareketlerinden aşındı, kopma aşamasına geldi. Şimdi biraz daha karmaşık
bir sistemle 20 ayı doldurdum: Bir çift halat kasası alıp sapan norsmeninden
bumbanın havuzluğa paralel durmasını sağlayacak uzunlukta 6mm halatın iki
ucuna, metal kasalarla takviye ederek izbarço attım. Bu kasalara da bir çift
karabina geçirdim. Artık "balançinayı" çözmek çok kolay, tekrar
takana kadar da sapanda kullandığım 8mm halata karabina ile bağlıyorum,
sallanmasından kurtuluyorum. Akşam havuzlukta yemek yemek gibi etkinlikler için
bumbayı yukarı kaldırmak gerektiğinde de "balançinanın" alt
ucundaki karabinayı bumbadaki mapaya takmak yerine, halatı bu mapadan geçirip
sapanın üst tarafına bağlıyorum.
Ayı Bacağı İptidai Kalacak
Gibi... (20/02/2007)
Gönder
için özel başlığı sonunda dün Boat Show'da Harken ithalatçısında
buldum. Buldum bulmasına da, en küçük boyun liste fiyatı, KDV hariç €62
idi! Ayrıca direk bağlantısı için olan parçadan satın almasam bile (ki
fiyatını sormadım dahi), alternatif olarak direğin önüne bir pazlanmaz perçinletip
üzerine bir yatak kaynaklatmam da gerekecekti. Velhasıl, eksik olmasınlar,
indirim yapacaklarını söylemelerine karşın ben bu sevdadan geçtim. Çok
lazım olursa kakıçı ince bir halatla direğe sabitler gene yaparım.
Seyir Feneği Gömleği Kırılırsa
(28/01/2007)
Mürefte
rallisinde baş ıstıralya ayağında oluşan hasarı onarırken, flok sarma
tamburu altına monte ettiğim seyir feneri askılarını sökelim dediğimde
usta "ne gerek var, bir şey olmaz," dedi. Sonuç: nizami açıyı
veren gömleklerden biri kırıldı. Lalizas sadece o plastik parçayı satmadığı
gibi, fenerleri bile tek satmıyor. Ben de alternatif malzeme arayışına
girdim ve Altıyol'da tabelacılarda 2mm et kalınlığında "fleksi"
buldum. Gerçi saydam ama, kıl testereyle gerekli formda kesip, çakmakla ısıtarak
gereken açıya büktükten sonra üzerini Duck bantla kapladım. 3YTL'lik
fleksi ile sorun çözülmüş oldu, üstelik hala 3-4 gömleklik yedek malzemem
var.
İptidai Ayı Bacağı
(23/01/2007)
Gerçi
siteye aktarmam geç oldu ama, 29 Ekim 2006'da Gezgin Korsan yarışında 3-4
deniz milini geçmeyen rüzgar tam iğnecikten gelince aşağıda örneği görülen
ayı bacağını icat etmek zorunda kaldım! :-)
Burada görüldüğü üzere ayı ben olyorum :-))) Kakıç kancasını floğun ıskota köşesine takıp diğer ucunu direk dibine dayıyor, sonra da yelken dolunca ıskota köşesi kalkmasın diye kamara tavanına oturup kakıça basıyorsunuz... Bu sene gerçek bir gönder ile bu işi halletmeyi umuyorum. Tuvalet İçin Ek (26/09/2006)
Sonunda
İgloo biraz daha ucuz bir portatif tuvalet getirmiş. MÜYRA'da 16 saate çıkabileceği
öngörülen seyir için edindim. Kesinlikle işe yaradı!
Yine Tente (12/02/2006)
Tekneyi kışın yağıştan, yazın güneşten korumak için özel bir
şey diktirmeyecekseniz eskiden en ucuz çözüm yerli malı kaba (mavi) branda
kestirmek, üzerine matafyonlar koyup tekne üzerine germekti. Lalizas çok hoş
ve son derece hesaplı bir ürün getirmiş. Kıçtan takma motor kılıfı üretiminde
de kullandıkları, gümüş renkli, takviyeli bir malzeme. Üzerinde
matafyonları hazır ve çok sayıda farklı ebat seçeneği var. Ben 2,5 X
2m’lik olanını yerli branda kestirmekten daha hesaplı bir fiyata edindim. Üstelik
bu malzemeyi bir kenarına uygun bir çıta takarak yazın gölge amaçlı da
kullanabilirsiniz.
Meteoroloji İstasyonu (28/12/2005)Gerçi bizzat edinerek kullanmadım ama, National Geographic ilginç bir oyuncak üretmiş. Termometre, hidrometre ve anemometreden oluşan set 59YTL. Ancak sadece 15kn'a kadar rüzgar ölçebiliyor. Derdiniz sadece camadan sınırında esen rüzgarı tespit etmekse, yaklaşık 10cm kenarlı küplerden oluşan seti de teknede uygun bir yere koyabiliyorsanız işinizi görebilir. En ucuz elde tutulan anemometre fiyatının 125-175YTL olduğunu gözetirseniz, ilginç bir çözüm. Kızıltoprak'taki oyuncakçıda bulunabilir. Bimni/Tente (09/12/2005)
Yazın, yelken
seyrinde olmasa da demirde (ve hatta motor seyrinde) güneşten korunmak için
tente yaptıramıyorsanız, bumba üzerinden atılan bir çarşaf çözümünü
de beğenmiyorsanız, güneş şemsiyesi ilginç bir çözüm olabilir. Hem
katlandığında teknede herhangi bir yere kolayca sığıyor, hem de bumbaya
bir el incesiyle bağladığınızda altına gayet güzel gölge veriyor. Yeni
tasarımlar rüzgar da tutmuyor. Merdiven (09/12/2005)
Küçük
teknede 2-3 basamaklı bir merdiveni bile koyacak ya da asacak yer bulmak dert
olabiliyor. Alternatif çözüm ise ip merdiven (şeytan çarmıhı) kullanmak.
Bunun hazırları mevcut ama, ben kendim imal ettim. 2,5cm çapında
bir “sopa” alıp Lalizas kataloğundan da ölçüleri “ödünç” alarak
çok hesaplı ve kolayca üretmiş oldum. Sopayı 37cm uzunluğunda 3 parçaya
ayırıyorsunuz (testereyle). Sonra 7mm ahşap ucu kullanarak matkapla emniyet
payı olarak iki kenarına 7-8mm mesafeden deliyorsunuz. Bu sırada iki deliğin
terazilerinin kaymamasına dikkat etmeniz yeter. 6mm bir uzamasız halattan (3
basamaklısı için) yaklaşık 3m alıp, basamak araları 26-28cm civarında
olacak biçimde durdurucu kropi atarak “sopalardan” geçiriyor, en üst
basamaktan sonra da ucunda bir halka oluşacak şekilde çımaları bağladınız
mı merdiveniniz hazır. Duş (05/12/2005)
Sizin de bizim gibi temiz ve/veya pis su deponuz yoksa, denize girdikten
sonra demirde yatacaksanız ve tuzlu kalmak istemiyorsanız, son derece pratik
ve hesaplı bir çözüm mevcut: Solar Shower. 15 litre su alabilen, altında bir hortum ucunda duş başlığı,
hortum üstünde su akışını ayarlayıp kesebilen bir kıstırmaçı olan ve
yaz güneşinde iki-üç saat bıraktığınızda gayet sıcak su veren bir
torba. Demiri attıktan sonra limandan ayrılmadan önce tatlı su ile doldurduğunuz
bu torbayı güneş gören bir yere yatırıyorsunuz, kullanacağınız zaman da
uygun bir yere asıyorsunuz. Havuzluk tahliyeniz varsa, balançinanızı ya da kıç
ıstıralya sapanınızın birleşme noktasını askı için kullanabilirsiniz.
Alternatif olarak, ana yelken mandarını çözüp torbayı bu mandarla
basabilirsiniz, ancak bu durumda yalpaya düşmemesi için direğin etrafından
geçireceğiniz bir el incesiyle yatay eksende sabitlemeniz gerekiyor. Ayrıca
koyda soruğan varsa, direk dibinde yıkanmanın hayli zahmetli olduğunu da söylemeliyim.
Üstelik hafif bir esinti bile olsa, akan sular kamaraya gidiyor. Ürün boşken
katlandığında 3-4cm çapında, 40cm uzunluğunda bir rulo oluyor.
Isıtma-Soğutma, Kap-Kacak (20/11/2005)Akünüz yoksa, yazın içecekleri (hatta bir kısım yiyeceği) soğuk tutmak için ne yaparsınız? İçme suyu, meyve suyu ya da domates-salatalık gibi serin olması yeterli olan malzeme sintinede 24 saat kadar gayet "kabul edilebilir" ısıda durabiliyor. Gittiğiniz yerden satın alacağınız meyveler için bir alternatif, poşete (meyvelerin çıkmayacağı kadar) küçük delikler açarak bir halatla (demirdeyken) denize salmak. Bira ve buz içinse outdoor malzemesi satan yerlerden bir buz kutusu alabilirsiniz. İçine "şarjör" dedikleri buz kalıplarından atmasanız bile 24 saat kadar içindeki soğukluk makul seviyede kalıyor. Soğuk çanta denilen, buz için çeperleri olan çözüm ise çok daha kısa süreler için geçerli. Çay kahve yapmanın ötesinde yemek de yapmayı düşünüyorsanız, küçük kamp ocaklarını önermiyorum. Alternatif olarak 220g bütan gazlı tüpleri olan, tek göz ocaklar satılıyor. Ben Karaköy rıhtımın bir arka sokağından, av malzemeleri satan bir yerden satın aldım. Bırakın makarna pişirmeyi, iki kere mezgit bile kızarttık. Hem alevi kuvetli, hem de çift emniyetli bir düzenek. Üstelik taşıma çantasıyla birlikte geliyor, bir tüp 2 saat kadar yanıyor ve 5YTL civarında yedek tüp bulunabiliyor. Yer darlığı nedeniyle standart tencere-tava teknede başa bela. Benim bulduğum çözüm, Macera Cumhuriyeti'nden. İç içe geçen iki tencere, bir sahan ve bir süzgeç, iki adet de çıkartılabilir sap. Sahan aynı zamanda büyük tencereye kapak olabiliyor. Gayet mantıklı bir fiyata almıştım. Servisler içinse, Igloo çok hoş bir piknik çantası getirmiş. İki ve dört kişilik tabak, çatal-bıçak-kaşık, tuzluk, bardak, ekmek kesme tahtası ve tirbüşonu bile olan, arka bölmesi soğuk çanta, iki tane de büyük şarap bile alabilen şişe soğuk tutucusu olan bir ürün. Eylül ayında Ataköy Marina'daki fuardan iki kişilik olanı 40YTL'ye almıştım. TuvaletBenimki gibi küçük (6,10m) teknelerde, temiz-pis su tankı da olmadığından tuvalet başlı başına bir dert. Kimyasal ya da "port-poti" dedikleri tuvaletlerden başka bir çözüm yok (gibi görünüyor). Kimyasal tuvalet kullanan bir tanıdığımdan yeterince şikayet duyduğum için, ben de portatif tuvalet araştırmasına girdim. Fakat zaten çeşit az, bulduklarım da tam bir hayal kırıklığı: İki su bidonunu birbirine bağlayıp üstüne klozet kapağı takmışlar, bir de el pompası, üstelik 100 küsur € fiyat koymuşlar! İnsan kıyamıyor açıkçası. 10-12 litre temiz, 15 litre de pis su kapasitesi varmış. Düşünüyorum, önünde-sonunda bu mereti kullanınca götürüp (açık) denize boşaltmak lazım. Daracık kamara girişinden 15 kilo nasıl girip çıkacak? Hadi bunu hallettik diyelim, havuzluktan tahliyesini denize verene kadar akla karayı seçeceğiz. Derken aklıma bir çözüm geldi: Sonuç olarak hacet görüldükten sonra sistem denize boşaltılacak. Bizim gibi pis su tankı ve/ya sintine pompası olmayan teknelerde de süreç tamamen "manuel" işleyecek. E bu durumda neden bir sürgü (ördek diye de bilinir) kullanılmasın ki? Nihayetinde onun da "içine edip" denize boşaltıyoruz. 9 aydır sürgü ile geziyoruz, hemen hiçbir şikayetimiz olmadı. BotHer ne kadar küçük teknenin su çekimi de az olsa, bir yelkenliyle kıyıya yaklaşabileceğiniz mesafeler kısıtlı. Oysa bir koyda kalınca alış-veriş, acil durum vs. için bir bot şart. Zodyak tabir edilen muhtelif şişme botlar hem çok pahalı (250-300 €'dan başlıyor), hem de yedekte götürmek ayrı bir dert. Oysa Toys-R-Us ya da Carrefour gibi yerlerde satılan, küreği+pompasıyla iki kişilik şişme botların toplam maliyeti 20-30YTL'de bitiyor. Üstelik botun (önerim kullandıktan sonra tatlı su ile yıkayarak) havasını indirip katlayarak herhangi bir dolaba sığdırabiliyorsunuz. Üç parçaya ayrılarak kolayca depolanabilen kürekleri takmak için de çok güzel ıskarmozları var. El pompasıyla şişirmek ise 3-4 dakika alıyor... (Ciğere kuvvet çözümünü kesinlikle önermiyorum :-) Aydınlatma - Seyir FeneriBenim gibi elektrik tesisatı kurmama taraftarı iseniz (gerek tesisat bakımının zorluğu, gerekse küçük bir dıştan takma motorla aküleri dolu tutmanın neredeyse olanaksızlığı nedeniyle) kamara aydınlatması ve seyir fenerlerine çözüm bulmak gerekiyor. Gerçi 7 metreden küçük ve hızı 7 deniz mili altındaki teknelerde nizami seyir feneri zorunluluğu yok ama, hem kendi can güvenliğiniz, hem de genel anlamda seyir emniyeti açısından nizami seyir fenerleri bulundurmakta fayda var. Bu duruma Lalizas çok hoş bir çözüm geliştirmiş: pilli seyyar seyir fenerleri. (Doğrudan satışları yok ama Kalamış Marin üzerinden getirtebilirsiniz). İki vidayla monte edilebilen askılıkları ve doğru aydınlatma açısı sağlayan, çıkartılabilir gömlekleri ile bu fenerler 1 adet kalın pille çalışıyor ve 2300mAh şarjlı bir pille 8 saat kadar yanabiliyor. Ben iskele/sancak fenerlerini başa, cenova roller'in güverteye birleştiği lamaya taktım, pupa fenerini ise bir kilitle motor seyrinde bumbaya, yelken seyrinde ise kıç ıstıralyanın ranırla birleştiği yerdeki norsmene asıyorum. Yakmak için vidalı kapağını sıkıştırmanız yetiyor. Elektrik tesisatı olan teknelere bile acil durum için öneririm. Kamara aydınlatmasına gelince, hala satılıp satılmadığını bilmiyorum ama, 3-4 sene kadar önce Bauhaus'tan iki adet kalem pille çalışan 15W bir Philips flüoresan almıştım. Normalde gömlek cebi için de bir askısı bulunan bu feneri direk dibi dikmesine astım. 2300mAh şarjlı pillerle 4-5 saat kadar bütün işlerinizi görmenize yetecek kadar aydınlık veriyor, üstelik demirde yatacağımız zaman havuzlukta akşam yemeği için bumbaya falan da asabiliyoruz. Otomatik Pilot :-)Özellikle tek başıma yelkeni basacağım ve indireceğim zaman yeke uzatması ile kafayı rüzgarda tutmak çok zor oluyordu. Ayrıca hafif havalarda ve motor seyrinde biraz da uzun yol yapacaksanız sürekli yeke tutmak, ya da en küçük bir gereksinim için yekeyi birine devretmek zorunda kalmak can sıkıcı bir durum. Gerçi piyasada benzer bir donanım hazır satılıyor ama, bir ip ile sıkıştırılabilir bir makaradan oluşan basit bir düzeneğe 50YTL fiyat bana yüksek geldi. Alternatif olarak balıkçıklarla benzer bir çözüm uyguladım: Balıkçılar yekenin üzerine basan ve küpeştelere bağlanan elastik bir kayış kullanır, böylece gerektiğinde yekeyi kayışın baskısı altında çevirebilirler. Ancak yer darlığı ve estetik :-) gerekçelerle aynı çözüm benim tekneye uygulanamıyor. Bu yüzden kıçomuzluklardaki koç boynuzlarının (sizin de vardır, değil mi? yoksa hemen ve mutlaka taktırın) bir tarafına izbarço attığım bir halatı takıp, yeke uzatması bağlantı noktasının önünden dolaştırarak karşı tarafın koç boynuzuna volta/kros ile karşı tarafa sabitliyorum. Bu şekilde yeke birkaç derece basılı halde de sabitlenebiliyor. Sert ve dalgalı havalarda kesinlikle güvenilemeyecek olan bu sistem, hafif havada yelken seyrinde bile kullanılabiliyor. Daha önce kullandığım 3 kollu burgu halat yıprandığında, koltuk halatı olarak kullanma amaçlı edindiğim yeni ve düz halatla aynı sistem (özellikle motor seyrinde titreşim yüzünden) o kadar iyi işlemiyor. Halat yüzeyi daha düz olduğundan yeke kayabiliyor. KıyafetSiz de benim gibi soğuk havalarda bile bir-kaç saatliğine de olsa yelken basmak isteyen, ya da 15-20 dakikada marinaya dönülebilecek mesafelerden uzak rotalarda seyreden biriyseniz, mutlaka uygun bir kıyafetiniz olmalı. Sizi bilmem ama ben açıkçası bu iş için piyasadaki "profesyonel" yelkenci kıyafetlerinin fiyatlarını görünce, önce üşümeyi yeğledim. Ancak acemiliği biraz atlatıp daha dalgalı denizlere çıkmaya başlayınca, tek sorunun hissedilen sıcaklığın düşmesi olmadığını gördüm: serpinti ile ıslandığınızda 20 knot esen hava sizi Ağustos akşamlarında bile 15 dakika içinde üşütebiliyormuş! Çözüm: soğuk ve yağışlı havayla mücadele etmesi gereken ama çok para kazanmayan meslek grubu nedir? Moto-kuryeler. Evet, bir moto-kurye tulumu belki terletmez yelken kıyafeti kadar rahat olmayabilir ama, emin olun o birkaç saat için terlemek kesinlikle yeğleyeceğiniz bir durumdur. 300-500€ yerine 150YTL civarında gayet hoş, sağlam ve SU GEÇİRMEZ bir tulumu Sirkeci civarından edinebilirsiniz. Tahtakalede ise 25YTL'ye alt-üst iki parça yağmurluklar satılıyor (18/11 itibarı ile). |